John Searle Notları / Akıllar, Beyinler ve Bilim

ÜÇÜNCÜ BÖLÜM – ALGILAYAN BİLİM

  • “A, B’ ye şu olaydan dolayı oy verdi.” Bu önermenin günlük hayatta açıklaması basit. Kişinin tutumu, isteği, korkusu vs…
  • “A, B’ye hipotalamusunun durumu nedeniyle oy verdi.” Nörofizyolojik bilimsel bir açıklamadır. Fakat günlük hayatta işe yaramaz.

Bu iki durum bizi boşlukta bırakıyor. Akıl ile beyin arasında bir boşlukta. Bu boşluk zamanında nörofizyolojiye dayanmayan insan davranış bilimiyle (Davranışçılık) açıklanmaya çalışıldı. Fakat başarısızlıkla sonuçlandı.

Bu boşluğu doldurmaya çalışan sonuncu yaklaşım da sayısal bilgisayarlarla insan arasındaki benzerliklere bel bağlayan, “beyin bir bilgisayardır, akıl da onun programıdır.” görüşüne sahiptir. “Algılayıcılık” adını verdiğimiz bu akım, “algılama psikolojisi” ve “yapay zeka”dan hareket ediyor ve “algılama bilimi” denilen yeni bir disiplinin temel görüşünü biçimlendiriyor.

Algılamacılığın iddaları şunlardır:

  • Düşünmek bir bilgi işlemdir, ve düşünme süreci yalnızca simge kullanımıdır.
  • Bilgisayarlar simge kullanır.
  • Böylece “düşünme (algılama)” yi araştırmanın en iyi yolu, hem beynin hem de bilgisayarın içindeki simge kullanan programları incelemektir.

Algılayan bilimin görevi; beyni sinir hücreleri ya da bilinçli akıl durumları düzeyinde değil de bir bilgi işlem dizgesi olarak işlevler düzeyinde doldurmaktır.

  1. Algılayıcılığın gerçek olduğunu söyleyenlerin psikolojik kanıtları şunlardır:
  2. İnsanların farklı zihinsel işlemleri farklı zaman dilimi içinde yerine getirmeleri.
  3. İnsanların bir dili konuşurken uydukları biçimsel kurallar, bilgisayarların işlem yaparken uyduğu kuralların bir benzeridir.Akılsal yaklaşımın kuramsal nedenleri vardır.
  4. Akıl ve beyin arasındaki bağlantıyı bilgisayar programı ve bilgisayar arasındaki beğlantıyla açıklayabiliriz.

Bu kanıtlara karşı çıkmak gerekirse:

  1. Kural İzleme: İnsanlar kuralları izlerken, onları yönlendiren kuralın anlamı ya da içeriğidir. Benim nasıl davranacağımda kuralın anlam içeriği rol oynar. Davranışın biçimsel özellikleri, kurallara uyulduğu konusunda yetersizdir. Ve bilgisayarlar yalnızca biçimsel kurallara uyarak çalışırlar.
  2. Dil bilim ile ilgili: Bilgisayarlar yalnızca biçimsel işlemleri yaparlar. Ben düşünmeye başladığımda bilgi-işlem yaparken, bilinçli ya da bilinçsiz olarak belirli akılsal süreçlere bağlanıyorum. Ama bilgi-işlem anlamıyla hesap makinesi, kesinlikle herhangi bir akılsal sürece sahip olmadığından, gerçek anlamda bilgi-işlem yapmamaktadırlar…. Yani hesap makinesinin sonucu alırken izlediği yol, benim düşünürken izlediğim yola benzese bile, yine de benim gibi davrandığı söylenemez; çünkü hesap makinesinin aklı yoktur. Beyinde nörofizyolojik düzeyde olup biten her şey, aslında düşüncelerin oluşmasına yol açar.
  3. Kuramsal nedenlerle ilgili: Mesela dengede kalabilme yeteneği… Biz biliyoruz ki, bir akıl kuramı, bizim devrilmeden yürümeyi başarabildiğimizi açıklamak için hiç de gerekli değildir. Aslında bunu sağlayan iç kulaktaki, kesinlikle hiç bir hesaplamaya yapmayan sıvıların bir bölümüdür. Düşünme başarımızda buna benzer. Bunu başaran da yalnızca beyindir. Görme, dil öğrenme gibi bir çok mutlak temel yeteneklerimizin temelinde herhangi bir akılsal düzey yok, beyin bu işleri öylece yapar. Nörofizyolojik olarak öyle bir yapımız vardır ki, başkalarının söylediği şeyleri işiterek ve onlarla etkileşerek dil öğrenmemiz mümkün olur.
Advertisements

Tags: , ,

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s


%d bloggers like this: