hesaplama felsefesi-1

çoğu insan felsefenin zor, temel, vs.. sorularla – hayatın anlamı, varoluş vs..-uğraştığını düşünmektedir.
fakat biz bu sefer farklı bir çizgide ilerleyeceğiz.

hesaplama felsefesi, “bir bilgisayar bilimcisi hesaplama yöntemini araştırırken nasıl bir yol izler?”, “bilgisayar bilimlerinin temel konusu nedir?” gibi sorular sorar ve cevaplar arar. yukarıdaki genel felsefeye kıyasla, daha spesifik, sağduyuya yakın ve iyi tanımlanmış sorulardan oluşur.

hesaplama felsefesi hakkında konuşmadan önce şu iki mevzu üzerine bilgimiz olmalıdır:
1. bilim felsefesi
2. bilgisayar biliminin ne olduğu

bu iki mevzunun anlaşılması ile şunları elde edeceğiz:
1. bilim felsefesindeki temel fikirleri ve kavramları tanıyacağız.
2. bilgisayar bilimlerinin temel kavramları, içeriği ve yapısı hakkında temel tartışmaları/ görüşleri anlayacağız.
3. bilgisayar bilimlerindeki temel tartışmaları, bilim felsefesinin temel fikirleriyle bağdaştırabileceğiz.
4. bilgisayar bilimlerini, bilim felsefesi kavramlarıyla ifade edebileceğiz.
5. bilgisayar bilimlerinin araştırma alanları hakkında, sınırları ve tanımı hakkında, bilim felsefesi açısından, kafa patlata bileceğiz.

bilim felsefesi “bilim nedir?”, “bilimsel bilgi nedir?” vs… gibi sorulara cevaplar arar. aslında bilim felsefesinin tüm temel soruları 3 alan etrafında döner: i) ontoloji, ii) epistemoloji ve iii) metodoloji.

bilim felsefesindeki temel fikirlere kısaca değinelim:

Viyana çevresi (mantıksal pozitivizm) bilginin sadece deneyim ve bilimsel olarak kanıtlanmış anlamlı iddialardan geleceğini öne sürüyordu. Fakat Karl Popper, evrensel bir kanıtlamanın mümkün olmadığını, dolayısıyla gözlemin ancak bir şeyi “yanlışlamak” için kullanılabileceğini söylüyordu. “Yapılan her olumlu gözlemle iddia güçlenir, yanlışlanmaya karşı direnç kazanır.”
Kuhn ise olaya gerek Popper’den gerekse de Viyana  çevresinden farklı bakıyordu. Ona göre her bilim insanı, bilimsel gözlemi açıklarken o anki “bilimsel ana çatıyı” kullanıyordu. Ara sıra “bilimsel ana çatı” (teoriler) ile “gözlem” arasında bir çatışma olur. bu da yeni bilimsel teorilerin doğmasına yol açar.
Paul Feyerabend … o bir bilim anarşistiydi. onu henüz anlayamadım 😀
aslında bu bakış açılarının neden farklı olduğu da üzerine düşünülmesi gerekilen ayrı bir felsefi sorundur. filozoflar “doğru”/”gerçeklik” tanımı üzerinde uzlaşamamış gibi görünüyor.

peki bilim nedir? zor bir soru aslında. gözlem, tanımlama ve teorik açıklamaları bünyesinde barındıran bir akvite diyebiliriz belki. ya da deney ve gözlemle sistematik/mantıksal olarak artan bilgi yığını. ya da gerçeklerden (the facts) üretilen yapısal bir bilgidir. (gerçekler nereden gelir? gözlemle mi? yoksa çıkarsama/düşünce ile mi?)

bir çok tanım verip, bu tanımlara eleştiri getirebiliriz. bu zor olmayacaktır. dikkat çeken bir nokta ise bilimin toplum tarafından, “doğru”, “gerçek”, “hakikat” gibi kavramlarla eş tutulması olayıdır. bunlar üzerine düşünmemiz gerekecektir. (aslında bu mevzularda ayrı bir düşünce etkinliğidir. burada bu konulara girersek amacımız dışına çıkmış oluruz diye düşünüyorum.)

net bir tanım ortaya koymaya çalışalım bilim için. bilimde üzerinde çalıştığımız nesne nedir? tabi ki “bilgi”dir. peki bu nesne üzerinde hangi araçları kullanarak çalışırız? i) gözlem ii) deney ve iii)düşünce. sonuçta üretilen şey de “yeni bir bilgi”den başka bir şey değildir. dikkat edeceğimiz bir kaç nokta var tabii. biz “bilgi” yi gözlem, deney veya düşünce ile işlerken/sorgularken kullandığımız “bilgi/bilgiler” üzerinde çalıştığımız bilgiden farklıdır. eğer bu iki bilgi arasında bir çelişki oluyorsa ya bilimsel olmayan bir bilgi üzerine çalışma yapıyoruz ya da “devrim” yapıyoruz diyebiliriz (Kuhn’un anlatmaya çalıştığı nokta burası).   gerek kullandığımız araçlar, gerekse de üzerinde çalıştığımız “bilgi” objektiftir. bu bakış açısıyla matematik, fizik, kimya, psikoloji vs… birer bilim oluyor.

peki matematik ile fiziği ayıran şey nedir? fiziğin nesneleri doğada bizden bağımsız olarak vardır, fakat matematiğin nesneleri bizim düşüncelerimiz ile yeryüzüne iner. (tabii matematiğin de bizden bağımsız olarak var olduğu görüşüne sahip insanlar da vardır. ama benim için matematik ya da bilgisayar bilimi, bizim daha önceden tanımladığımız nesneler üzerinde oyunlar oynayarak elde ettiğimiz bilgiler/düşünceler örgüsüdür. hatta bu muhabbet materyalizm-idealizm tartışmasına kadar bile gider.)

o halde bilgisayar bilimi denilen şey nedir?


Advertisements

Tags: ,

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s


%d bloggers like this: