idealist olmak

idealizmi benimseyen kimseye “idealist” denir. idealizm’i ise 2 bağlam içinde değerlendirebiliriz. ilki felsefe bağlamı, diğeri ise ahlak bağlamı.

felsefe bağlamında “idealizm” düşünce dışında bir şeyin var olmadığını, varlık’ın sadece zihinsel/tinsel’e indirgendiği bir bakış açısıdır. böylece idealist filozoflar kendilerini yaşam’dan soyutlayıp, nefes almaktan, kargaşadan, mutluluktan, mutsuzluktan, uyumsuzdan, kaygıdan, çabadan arındırarak soyut söylemler peşinden koşup, içinde olmadıkları hayatı anlamaya çalışırlar.

materyalist miyim? hayır. ama idealizmin hayattan kopukluğu varlık’ı sadece zihne/tin’e dayandırması, soyut konuşması pek de heyecan verici bir şey değil. yaşamdan yana bir şey değil!

peki ahlak bağlamında idealizm nedir? buradaki tanımın da felsefe’deki idealizm’den pek de bir farkı yoktur. ahlaki idealistler de yaşamdan kopuk bir hayatın peşinden koşarlar. “ulaşılması gereken bir hedef” vardır bunlar için. şu an sahip olmadıkları, ama tek bir gerçeklik olan hedef. o hedef için yaşama ait kavramlardan kaçıp, kendilerini hedefe götürecek her şeyi mubah sayabilirler.  An’ı kavramadan geleceğe yapılan bir hamledir çoğu zaman onların eylemleri. Eşyaya olan hamleleri hep gelecekte saklıdır. Elinde olmayan nedenler yüzünden belki idealleri daha da uzak bir geleceğe taşınacaktır. Böylece daha kısıtlı bir yaşam(!) alanına sahip olacaktır. Daha doğrusu ertelenen bir yaşam olacak. Kim bilir belki de hiç zaman ulaşamayacaktır ideallerine. Boşa geçen, yaşamla/anlamla doldurulmamış bir hayat kalacak geriye. Tek teselli: “en azından hayattaki idealleri için yaşamıştır!”

vardığım nokta: “hayatta en hakiki mürşit yaşamaktır”. bu yolda idealizm’e değil, sadece yaşamın temel ilkelerine sahip olmak yeterli olacaktır. bu ilkelerle eşya’yla olan ilişkimiz şekillenecek ve sonuçlanacaktır. uzak geleceği beklemeden, hiç kimseyi ezmeden bir yükselme. kimseyi dışlamadan, kendini hayattan soyutlamadan, kendini yaşayarak şekillendirdiğin bir hayat.gerek felsefi idealizmi, gerekse de ahlaki idealizmi bir kenara atarak, an’ı, yaşamı, yaşamın temel maddelerini kavramak, bu çerçevede eşyanın öznesi olmak. başka hayatları iyileştirmek. kendi hayatımızdan başlayarak tabi…

yaşam’ı ve yaşamları genişletmek, yaşamın/ya da idealizm’in nesnesi olmadan.

yani öyle… hayatta en hakiki mürşit yaşamaktır.

 

 

 

Advertisements

Tags: , ,

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s


%d bloggers like this: