Archive for the ‘Tiyatro’ Category

doğaçlama teknikleri

March 16, 2016

üzerinde düşünmem araştırma yapmam gereken diğer bir konu da doğaçlamadır. aşağıdaki “doğaçlamada duygu ve kurgu sorunları-doğaçlama yöntemleri / Şahine Hatipoğlu” dan özettir.


(doğaçlamada kısaca: eldeki verilerle bir amaç yaratıp, ona karşı gelecek engelleri bul. sonra da bu engelleri aşmaya çalış.)

doğaçlama; bir mimar, yapı ustası gibi yapı kurmaktır, bir yazar gibi durum ve çatışma yaratmaktır. iki temel unsur göze çarpıyor bu durumda.

  • yapı
  • çatışma

doğaçlama esnasında oyuncu:

  • kendi iç dünyasını ve dış dünyayı gözlemlemelidir.
  • süreci samimiyetle yaşamalıdır.
  • “burada ve şimdi” yi yaşamak önemlidir. bir sonrasını düşünmeden an!ı yaşarsa, sonraki aşama kendiliğinden gelecektir. çünkü şu anın hakkıyla değerlendirilmesi oyuncuya yeni bilgiler verecektir. böylece:
    • duyguları
    • düşünceleri
    • eylemleri de bu yeni an’a uygun şekilde biçimlenecektir.

doğaçlama başlangıç noktasına ya da gelişme biçimlerine göre pek çok türü barındırır. ama nereden başlarsak başlayalım bütüne ulaşmak için her parçaya uğramamız lazımdır.

  1. sözlü anı doğaçlaması
    kelimeler yola çıkılır ve çağrışımlara uyarak sözlü olarak devam edilir.
    kelimelerle birlikte zaman, mekan , mekan duyular ve duygular hatırlanır.
    bunlar bedene ve sese yansıma gözlenir.

    1. sözlü öykü kurma
      her grup üyesi kendinden bir önceki kişinin öyküye eklediklerinden yola çıkarak öyküyü devam ettirir.
      sıra kendisine gelince kafasında kurduğu her şeyi bırakıp, kendisine gelen malzemeye göre bir şey üretilmesi sağlanır.
  2. hareket doğaçlaması
    bedensel bir hareketten yola çıkarak çağrışım yoluyla yapılan doğaçlamadır.
    tekrarlanan hareket birtakım çağrışımlar yaratır.
    kişi kendini başka bir kişi ya da bir şey olarak hissetmeye başlayabilir.
    ya da bir mekan duygusu oluşabilir.
    her bir veri değerlendirilerek yeni etki-tepki yaşanır, duygu ve durum oluşur ve öykü yaratılır.
  3. mekan doğaçlaması
    soyut ve somut mekanlardan yola çıkılarak yapılan doğaçlamadır.
    doğaçlama sırasında kişi mekanı algılar, o mekanın sesini, kokusunu duyar, dokusunu ısısını hisseder, mekanın içindeki kendi varlığının kimliğini keşfeder.
    orada kalma ya da çıkma isteği ve bu isteklerinin nedeni doğaçlama için önemlidir. (o yere ilişkin sorular sor. senin açından önemini sorgula..)
  4. obje doğaçlaması
    objenin fiziksel durumundan, duyularla algılanabilir özelliklerinin yaptığı “çağrışımlar” dan yola çıkılır.
    obje değişir, oyuncuyu değiştirir, mekan değişir, durum oluşur ve öykü başlar.
  5. ses doğaçlaması
    duyulan(gerçek ya da hayali) seslerin bizde yarattığı etki sonucu, bir tepki verme ihtiyacı doğar.
    böylece aksiyon,amaç ve engeller oluşur.
  6. karakter doğaçlaması
    bir karakterden yola çıkılarak yapılır.
    bir kişiliğin eksikliklerini ya da fazlalarını düşünerek ihtiyaç ve amaçlarını belirleriz ve bu doğrultuda eyleme geçeriz.
    eylemler engelleri, engeller yeni eylemleri ve çatışmaları doğurur.
    her kişilik kendi mekanını yaratır.
  7. tema doğaçlamaları
    bir konu ya da temadan yola çıkılır.
  8. durum doğaçlamaları
    durumu oluşturan şartlar belirlendikten sonra yapılan doğaçlama
  9. istasyonlu doğaçlama
    belli noktaları (zaman, mekan ya da eylem) kesinleştirilen bir kurgunun ya da öykünün doğaçlaması
  10. serbest doğaçlama
    kişinin o anki bedensel istemlerinden ya da duygularından yola çıkarak yaptıkları doğaçlamadır.

doğaçlamada etki-tepki önemlidir. oyuncu 5 duyusuyla aldığı önemli uyaranların kendi evrenindeki etkilerine göre tepki verir.
belli anlar vardır ki, mekan, ses, obje vs.. gibi uyaranlar onun değişmesine (içsel ve biçimsel olarak) dönüşmesine yol açar. o artık önceki kişi değildir.
bunun sahne üzerinde gerçekleşmesi etkileyicidir.

doğaçlama yalnız öykü değildir. fantastik, mitolojik öğeler, rüyalar, masal figürleri de kullanılarak simgesel anlatım yolu tercih edilebilir.

doğaçlama tekniği nedir?

oyuncu şu yönlerden kendini hazırlamalı ve kendinin farkında olmalıdır.

  1. beden
  2. ses
  3. duyularını kullanabilme, duyu belleği
  4. duygu dünyası
  5. beyin ( hızlı düşünme, çok yönlü kontrol ve odaklanma)

doğaçlama bir yaratıcılık sürecidir. yaratıcılık ise kişinin biyolojik, coğrafi, sosyolojik, kültürel, psikolojik vs.. süreçlerine bağlıdır.
bize gelen bir etkiye, kendi yaşam tecrübelerimizle tepki veririz.

ne yapmalıdır oyuncu?

  • çok okumalı (iyi-kötü eserleri), sanat olaylarını (iyi-kötü eserleri), toplumsal yaşamı takip etmelidir.
  • duygularını saklamak için yaptıkları uzun süreli eğitimini yıkmalı
  • yeniden duygusal tepki verebilmek için kendilerini eğitmeli
  • sosyal hayatta hepimize roller verilmiştir. bu roller ise bize bir duruş, ses, bakış ve tepki kalıplaşmasına neden olur.bunları fark edip yıkmalıdır.
  • mesela, depremde herkesin evi yıkılmışsa, malı mülkü olmadığı için eziklik hisseden insan üzüntü yaşamayacaktır.
  • kendisini ifade etmesine engel olan savunma kalkanlarını bulup onları kaldırmalıdır.

doğaçlamada dramatik yapı nasıl kurulur?

  • dramatik yapı: ihtiyaç-eylem ve engel (karşı eylem) üçlüsünden doğan çatışmanın ortaya çıkmasıyla kurulur.
  • karakter engelle karşılaşınca, amacına ulaşmak için yeni eylemler planlar ve süreç içinde yeni engellerle karşılaşır.
    • bu arada oluşan düğüm-çözümler de merak ögesini artırır.
    • yani “o an”, kendinden “sonraki anı” yaratır.
    • bütün bunlar bir durum yaratır.
  • nasıl ki yazar adayları kağıt üzerinde dramatik yapı kurmak için pratikler yapıyorlarsa, oyuncular da boş mekanda bedeni, sesi ve duygularıyla çalışır, denemeler yapar. yukarıda bahsedilen doğaçlama türlerini dener. ilk önce birini , sonra ikisini vs..
  • dramatik düşünce biçimi sadece metinde değil, bedende, seste, harekette, mekanda ve nesnededir de.bunu unutmamalı.

“insan varlığı bünyesindeki her yeni oluşuma önce tepki gösteriyor, sonra onu kabul edip bütünleşiyor. Uyum sağlıyor. Yeni bir denge durumu oluşuyor. Fakat denge durumları yeni bir uyaranla değişiyor ve yeni bir dengesizlik süreci yaşanıyor.”

ayrıca: http://mimesis-dergi.org/2010/12/dramada-rol-oynama-ve-dogaclama-teknikleri/

 

Advertisements

metin çözümleme ve rol analizi

March 14, 2016

metin çözümlemesi, anlam katmanlarının ayrıştırılmasıdır. bu yöntem ile oyuncunun deneme ve karar verme mekanizmaları harekete geçer.

ön hazırlık olarak

  1. oyunun anlaşılır şekilde okunması
  2. yazarın üç boyutuyla (toplumsal, psikolojik ve fizyolojik) tanınması
  3. oyunun kimliği ve kişiliğinin (hangi dönemde, hangi sanat anlayışıyla, niçin, hangi ahlak kurallarıyla vs.. yazıldığı) ortaya konulması

gerekir. ön hazırlık bitince metin çözümlemesine geçilir.

metin çözümlemesinin aşamaları:

  1. tüm oyunu incelemek: Edebi ve dramatik açıdan değerlendiririz. bu adımda sorularımız/başlıklarımız şunlardır:
    1. yazılış biçimi şiirsel mi düz yazı mı?
    2. cümle yapısı nasıl?
    3. metnin aksiyon değeri ne? devingenlik nerede başlıyor?
    4. seyredilebilirlik değeri nedir? sahne plastiği, dekor, kostüm vs..
  2. oyunun türünü belirlemek: şu soruları içerir:
    1. tragedya mı komedya mı fantastik mi yoksa gerçekçi midir?
    2. Tür belli bir tavır almayı gerektirir. Mesela Moliere’yi oynayacaksak, abartılı oynamalıyız. Şekspir oynarsak, ince detaylı ayarlı oynarız.
  3. oyunun ana izleklerini saptamak:
    1. konu, tema,yöneliş ve mesaj saptanır.
    2. serim, düğüm ve çözüm kısımları bulunur.
    3. bunlara göre oyunun hız-tartımı nedir ortaya konur.
  4. karakterlerin analizini yapmak: sorulacak önemli sorular şunlardır:
    1. karakterin ilk göze çarpan gücü ve zayıflığı nelerdir?
    2. her bir karakterin oyuna başlarken ki 3 boyutu nedir ve oyun sonunda bu boyutlar ne olmuştur? nasıl ve niçin değişim geçirmişlerdir? ( bu soru çok önemli. zaten dram amacı da değişimleri orta yere koymaktır.)
    3. değişiklik karakterin kendisi yüzünden mi dışsal faktörlerden mi olmuştur. (yukarıdaki soruyu detaylandırıyoruz)
    4. oyundaki her bir karakterin fonksiyonu nedir?
    5. karakterlerin iyilik, kötülük, zenginlik vs.. gibi sembolik fonksiyonları var mıdır?
  5. yukarıdaki adımlardan sonra, metindeki olay dizisi, kişiler arası ilişkileri, olayların sebep ve sonuçları listelenmelidir.
  6. eldeki verilere göre oyun tekrar okunmaya başlanır. ilgilendiğimiz karakter ne ise, onu mercek altına alırız. sorularımız ve incelemelerimiz şunlar olabilir:
    1. bu karakterin kendisini nasıl gördüğünü
    2. diğer karakteri nasıl gördüğünü
    3. diğer karakterlerin kendisi hakkında “ne düşündüğünü” düşündüğünü
    4. karakter kendisini söz/mimik/jest ve beden olarak nasıl ifade ediyor
    5. çok mu konuşuyor yoksa az mı? düşündüklerini saklıyor mu?duygu ve düşünceleri pozitif mi? (dilin psikolojik incelemesi)
    6. diyaloglar nasıl? şiirsel, felsefik, melankolik …
    7. sözcük seçimi nasıl?
    8. diğer karakterlere karşı tavrı nasıldır? neden öyledir?
    9. ne tip ilişkileri vardır?
    10. olayları nasıl/ne derece etkiliyor?
    11. algı-etki-tepki yönünden nasıldır? diğer karakterlerin sözlerine/eylemlerine nasıl tepkiler/sözler veriyor?

roller oyunun tematik olarak yaptığı aktarımın sözcüleridir. röl ilk önce fiziksel olarak incelenir. zaten fiziksel olmak demek, içinde yaşanılan toplumu da, psikolojiyi de yansıtmak demektir.

  1. rolün görüntüsü: oyuncu kendi fiziğiyle role uygun bedeni bulmalıdır:
    1. sağlıklı-sağlıksız
    2. kilolu, zayıf
    3. çekici,itici
    4. vücudundan ve giysilerinden hoşlanmıyor vs..
  2. duruşun durumu: rol kişisi bir anlamda kendi vücudu içinde hapsolmuştur. kendimizi düşünelim. sinirlendiğimizde belli tepkileri veriririz. ya suskunuz ya da elimizi kapıya vururuz. bu bağlamda role ilişkin şu araştırmaları yapmalıyız:
    1. rol duygularını hangi jest/mimik/beden ile ifade ediyor?
    2. gövdesi ve hareketleri üzerinde ne kadar hakim? duygusal durumdayken kendisinin ne kadar farkında?
    3. hareketleri özgür mü gergin mi?
    4. vücudunu yayıyor mu yoksa büzüyor mu?
  3. vucudun anlam ileticiliği ve rolün toplumsal tavrı: hareketler duygu ve düşüncelerimi gösterir. aşağıdaki maddelerle, rolün hayata bakışını ve bunun, onun hareketlerini ve genel fiziksel davranışını nasıl etkilediğini anlayabiliriz.
    1. rol kişisi nasıl bir dünyada yaşar ve bu dünyanın onun bakış açısını nasıl etkilediği ortaya konmalıdır: dinci, dindar, devrimci, düzenbaz, iyi niyetli vs..
    2. toplumsal yapı nasıldır? tarım toplumu, sanayi toplumu, modern toplum …
    3. toplumun önde gelenleri kimlerdir?
    4. bilgilenme nasıl olmaktadır? gazete, dergi, şehir tellalı vs..
    5. barınak, yemek, ısınma vs.. gibi günlük yaşam koşulları nelerdir?
    6. açık sözlü, ketum, başkalarından etkilenen birisi midir?
    7. rol kişisi yalnızken ya da başkalarıyla birlikteyken değişik davranabilir:
      1. bu davranış değişikliğinin nedeni ne olabilir?
      2. diğer kişilerin toplumdaki yeri, ya da rol kişisinin hayatındaki yeri nedir?
      3. diğer kişilerin üç boyutu, amacı nedir?
      4. beklenti nedir ki böyle davranış oluşuyor?

 

bu bilgiler ışığında oyuncu rol kişisinin

  • nasıl oturup, yürüdüğünü
  • nasıl nefes aldığını
  • jest ve mimiklerini nasıl kullandığı
  • nesneleri nasıl kullandığını
  • duruşunu, bedenini, sesini nasıl kullandığını
  • örneğin karakter öfkeli bir yapıya sahipse:
    • öfkesini tehditkar, saldırgan ve gürültücü bir vucud duruşu ile gösterebildiği gibi,
    • sakin bir duruş altında saklayabilir. işte bunları nasıl yaptığını
  • nasıl bir düşünsel/mantıksal süreç yapısına sahip olduğunu
    …. anlayabilir. (Kişiselleştirme aşaması)

buraya kadar anlatılan yöntemin özü aslında şudur: “karaktere; olaylar ve diğer karakterler, süreç, üç boyut,iletişim hatta kendine kendi bakış açısından, kendi bakış açısından vs.. sorular sorup cevapları aramak”

kaynak: Oyunculukta metin çözümlemesi ve rol yorumu (Pınar Aras)